Create Your First Project
Start adding your projects to your portfolio. Click on "Manage Projects" to get started
Celladım
poem, turkish
2021
Boğmak istiyor beni, peşimde.
Hissediyorum.
Nefes alışını, nefes verişini duyuyorum. tam da ensemde.
Arkamı dönüyorum.
Bazen dönemiyorum, korku dedikleri.
Uzakta akordu bozuk bir gitar çalıyor.
Duyuyorum.
Tüm bu çirkin notaları tanıyorum, tam da kafamın içinde.
Dinlemeye çalışıyorum,
Bazen dinleyemiyorum, sağırlık dedikleri.
Bu vakitlerde kimse dinlemiyor zaten kimseyi.
Vurmak istiyor beni.
Alnıma dayayıp kızgın demirden namlusunu,
çekmek tetiği.
Geri dönüşü olamayan bir eylem bu.
Cesur değil belki de, beni vuracak kadar.
Asmak istiyor beni.
Sonsuz odalı bir otelin sonsuz numaralı
odasında vurmak istiyor o sehpaya.
Sonsuz kere vurmak.
Ve de sonsuz kere katil olmak.
Tam da şah damarıma bakıyor, biliyorum.
Dimdik bakıyor hem de.
Elinde, tam da avucunun içinde bir kalem var.
Tüm gücüyle sıkıyor, biliyorum.
Gözleri yerinden fırlayacak
Gözleri kapıda şimdi de.
Kapı kapalı.
Dün gece rüyamda görmüştüm bu sahneyi.
Bir sel, bir fırtına, sonsuz bir deprem.
Kanım mosmor akıyordu.
Bir gökdelenin tepesinden düşüyordum,
sonsuz bir sis vardı. Sonsuz bir bulut. Kara.
Hayır, uyumak yok.
Rüyam bitti. Gerçek karşımda. Celladım.
Karşımda.
O kalemi boğazıma saplayacak, biliyorum.
O kara mürekkep kanımla karışıp tüm odayı
kaplayacak, biliyorum.
Küçük bir kız çocuğu ebru yapacak, biliyorum.
Bilmem ne okulunun geleneksel sergisinde bir müdür seyredecek.
Hayır! Kara bir kedi düşüyor tavandan.
Galiba evrenin sonu bu.
Son işte, kıyamet dedikleri.
Kedi yürüyüp gidiyor aramızdan, kayıtsızca.
Arkasından bağırmak istiyorum.
Hadi gel! Gel de kurtar beni.
Ne ben bağırıyorum ne o duyuyor.
Yasalar geçmiyor bu yerde.
İntihar dahi serbest.
İntihar etmemi istiyor, inanıyorum.
Bir değil, bin bir kere intihar etmemi.
Bir değil, bin bir defa.
Gözleri, yuvalarına girer belki o vakit.
Artık diretmeyeceğim.
Göz kırpmamı bekliyor.
Bir milisaniye kapatayım gözümü,
her şey bitecek.
Kendimde bu cesareti görüyor muyum?
Tanrı katında bir cezası da yok.
Şehadet getirsem bin bir kere mi getirmem gerek?
Vakti geldi.
Tam olarak karşımda artık.
Kolunun tüm damarlarını,
yeşil,
mavi,
mor,
siyah
tüm damarlarını görüyorum.
Yırtılacak tüm damarları, iskeleti çıkacak gri derisinden.
Adeta kan fışkıracak,
acı bir sıcaklık var.
Sanki yüz yaşı aşkın, o denli yavaş yürüyor.
Artık arkamda. Gözümü kırpıyorum.
Ne kalem ne tabanca ne ip…
Afallıyor, şaşıp kalıyor, anlamıyor.
Paslı bir robot gibi gıcırdadıkça gıcırdıyor.
Vücudu çalışmıyor.
Çok vakti yok, hissedebiliyorum.
Öylece kalıyor.
Bir korku ve telaşla kalkıp kaçıyorum.
Karanlık bir koridor bu, tüm duvarları dimdik bakan,
ama tam da gözümün içine bakan
portrelerle dolu.
Hepsinin
gözleri kanlı.
Koridorun sonundayım.
Bir ayna karşımdaki. Artık kaçamıyorum.
Aynada çelimsiz, çirkin, bezgin bir adam:
Celladım.

